<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>Haber Sitesi Yazılımları - Haber Scripti</title>
<link>https://samsunmerkezhaber.com</link>
<description>Haber Yazılımları ve Scriptleri Satışı</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://samsunmerkezhaber.com</copyright>
<image>
<title>https://samsunmerkezhaber.com</title>
<url>
https://samsunmerkezhaber.com/images/genel/2_1_1.png
</url>
<link>https://samsunmerkezhaber.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Bingöl'de 5 terörist etkisiz hale getirildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/bingolde-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi.jpeg" width="250"><br><p>Valilikten yapılan açıklamada, güvenlik güçlerince, Genç ilçesi Toklu  mezrası kırsalında bölücü terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi  amacıyla 20-22 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen "Şehit Jandarma Astsubay  Üstçavuş Selçuk Karabakla-16" operasyonunda 4'ü erkek, 5 teröristiin etkisiz hale  getirildiği belirtildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında yapılan arazi aramasında, 5M-16 piyade tüfeği,  keskin nişancı tüfeği, 3 kalaşnikof piyade tüfeği, tabanca, bu silahlara ait 21  şarjör ve 597 fişek, dürbün, 174 kilogram esrar, örgütsel doküman, elekronik  cihaz ve muhteviyatları ile bol miktarda yaşam malzemesi ele geçirildiği  kaydedilen açıklamada, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<p>  </p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/bingol-de-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/814/</link>
<pubDate>Sun, 22 Oct 2017 21:41:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Başbakan Binali Yıldırım: Siber saldırıların ülkelerin ekonomilerine yıkıcı etkileri var</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/basbakan-binali-yildirim-siber-saldirilarin-ulkelerin-ekonomilerine-yikici-etkileri-var.jpeg" width="250"><br><p>Başbakan Binali Yıldırım, Bilgi Güvenliği Konferansı'nda konuşuyor. <strong> '30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var" diyen  Yıldırım'ın konuşmasından satır başları: </strong>Amerika 2009'da Siber Savaş Komutanlığı kurdu. İngiltere siber eğitimler vermeye başladı. Daha sonra Çin, Rusya, Kuzey Kore, İsrail, İran gibi ülkeler de güçlerini oluşturdular. Siber saldırıların ülke ekonomilerinde ciddi yıkıcı etkileri var. 2012'de İngiltere'nin yaşadığı siber saldırının ülke ekonomisine verdiği zarar 22 milyar paund olarak hesaplanmış. </p>

</img><p><strong>30 BİN SİBER GÜVENLİK UZMANINA İHTAYAÇ VAR </strong></p>


<p><strong>Türkiye olarak haberleşmeye yapılan alt yapı yatırımları ile çok hızlı bir dönüşüm sağladık. Bilgi toplumu demek internet erişimi demek. Bilgi toplumu oldu Türkiye. Ortalama 65'in üzerine çıktı, neredeyse gelişmiş ülkelerinde düzeyine geldi. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki kullanım ağının genişlemesi ile birlikte sorun başladı. Burada tedbirleri almak mecburiyetindeyiz. İleride karşılaşacağımız sorunları şimdiden görmemiz, tedbir almamız lazım. Kullanıcıyı bilinçlendirmek bu işin başı.  </strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik uzman eksikliği kurumsal güvenliği de yakından ilgilendiriyor. Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1.5 milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı Türkiye'ye uyarladığımızda 30 bin en az siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. İşte gençler size iş imkanı. </strong></p>

<p><strong>İkinci unsur düzenleme. Bunun yasal dayanağı, alt yapısı olacak. Bunun da adımlarını geçtiğimiz yıl attık. Bu işin sahibini, sorumlusunu da Ulaştırma Bakanlığı olarak belirledik. Üçüncüsü buraya yönelik teknolojiye yoğunlaşmamız gerekiyor. Milli yazılım. Milli donanım. Eğer işin aklı sizde değilse o iş sizin değildir. </strong></p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/basbakan-binali-yildirim-siber-saldirilarin-ulkelerin-ekonomilerine-yikici-etkileri-var/790/</link>
<pubDate>Fri, 20 Oct 2017 11:10:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gomis, 78 dakikada bir gol atıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/gomis-78-dakikada-bir-gol-atiyor.jpg" width="250"><br><p><span style="font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px;">SÜPER Lig’de namağlup liderliğini sürdüren G.Saray’da Bafetimbi Gomis fırtınası esiyor… 32 yaşındaki Fransız santrfor, gol krallığında Göztepeli Jahovic ile zirvede yer alıyor. Sarı-Kırmızılı formayla 8 maçta 9 gol atan Gomis, 78 dakikada bir ağları havalandırarak kariyer rekoru kırdı. Futbola Saint-Etienne’de başlayan ve daha sonra Lyon, Swansea ve Marsilya formalarını giyen Gomis, hiçbir takımda bu performansa ulaşmamıştı. Gomis, geçtiğimiz sezon kiralandığı Marsilya’da 20 gol atmıştı.</span></p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/gomis-78-dakikada-bir-gol-atiyor/786/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:55:33 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Mehmet Ekici'yi sakatlayan hırsı oldu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/mehmet-ekici-yi-sakatlayan-hirsi-oldu.jpg" width="250"><br><p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Evkur Yeni Malatyaspor maçı öncesi son idmanda kasığındaki sakatlığı nükseden Mehmet Ekici'nin hırsının kurbanı olduğu ortaya çıktı. </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Kasığında ikinci derecede yırtık oluşan tecrübeli oyuncunun, takıma bir an önce dahil olabilmek için doktorların verdiği çalışma programını aştığı ve kendisini fazla zorlayınca tekrar sakatlandığı öğrenildi. </p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/mehmet-ekici-yi-sakatlayan-hirsi-oldu/785/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:55:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ergün Penbe Gaziantepspor'a geliyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/ergun-penbe-gaziantepspor-a-geliyor.jpg" width="250"><br><p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Alınan kötü sonuçların ardından; teknik direktör Bünyamin Süral ile yollar ayıran Gaziantepspor’da teknik direktörlük koltuğu için en güçlü aday Ergün Penbe oldu. Penbe ile ön görüşme gerçekleştiren Gaziantepspor Başkanı Huzeyfe Durmaz, gün içerisinde Penbe bir görüşme daha gerçekleştirecek. Eğer maddi konularda uzlaşma sağlanırsa Ergün Penbe Gaziantepspor ile resmi sözleşme imzalayacak.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Öte yandan futbolculuğu döneminde Gaziantepspor formasını terleten Ergün Penbe, teknik direktörlük kariyerinde ise son olarak İnegölspor takımında görev almıştı.</p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/ergun-penbe-gaziantepspor-a-geliyor/784/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:54:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Samet Aybaba: ''Arda'yı biz şımarttık''</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/samet-aybaba-arda-yi-biz-simarttik.jpg" width="250"><br><p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Türk futbolunun önemli isimlerinden Sivasspor Teknik Direktörü Samet Aybaba, Doğan Haber Ajansı'na (DHA) önemli açıklamalarda bulundu. Samet Aybaba, yabancı oyuncu sayısı, alt yapı sorunu, futbolcuların genç oyunculara örnek olmaları gerektiğini ve Türk futbolcuları hakkında konuştu. </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">Yabancı oyuncu sorununun çözümünün altyapıdan geçtiğini vurgulayan Aybaba, "Bu iş rakamlarla çözülemez. Bir yıl 5 yapmışsın, sonra 8, sonra 10. Hadi sonra tekrar indirelimle olmaz. Zaten yerli oyuncu yetiştiremiyoruz. Sistem yok çünkü. Yabancı oyuncu da serbest bırakılınca herkes işin kolayına kaçıyor. Oysa bu işin çözümü altyapıda. Bizim ülkemizde yetenekli çocuklar yok mu? Var elbette. Ama onlara çıkma fırsatı tanımıyoruz. Bence şöyle yapmalıyız; 5 yıl boyunca kriterler koyarak yabancıyı serbest bırakalım. Önüne geleni almayalım içeriye. Bazı şartlar olsun. Örneğin yaş, ülkesinde milli olma, maç oynama sayısı gibi. Bu sırada kulüplere altyapı şartı koyalım. Altyapı için antrenörler yetiştirelim, ülke çapında taramalar yapalım. 5 yılın sonunda da yabancı sayısını kısıtlayalım. Yoksa hiçbir şey yapmadan bir yıl 10, ertesi yıl 15, ertesi yıl 8 yabancı yapalımla bu işler çözümlenemez. Zaten yerli yetişmiyordu, yabancı serbest kalınca olanlar da rekabeti bıraktı" diye konuştu. </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;"><strong style="box-sizing: border-box;">"SİVASSPOR'A ALTYAPI ŞARTIYLA GELDİM"</strong></p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/samet-aybaba-arda-yi-biz-simarttik/783/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:53:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Newcastle, Cenk Tosun'un peşine düştü</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/newcastle-cenk-tosun-un-pesine-dustu.jpg" width="250"><br><p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">İngiliz basınında Cenk Tosun haberleri devam ediyor. Beşiktaş'ta gösterdiği performans ile bir çok Premier Lig takımının dikkatini çeken Cenk Tosun'un için bir transfer iddiası da İngiliz basınından geldi. </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 18px; line-height: 1.5em;">İspanyol teknik adam Rafael Benitez'in çalıştırdığı Newcastle United'ın milli yıldız ile ciddi bir şekilde ilgilendiğini yazan Daily Star, İngiliz ekibinin gözlemcilerinin de Cenk Tosun'u izlediğini ve transfer edilmesi gereken bir oyuncu olduğuna dair Benitez'e rapor verdiğini yazdı. Cenk Tosun transferi için 15 milyon sterlin bütçe ayıran  Newcastle, ocak ayında bu transfer için Beşiktaş'ın kapısını çalacak.</p>
]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/newcastle-cenk-tosun-un-pesine-dustu/782/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:51:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gülme: Bir Tutkuya Dair Notlar</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/gulme-bir-tutkuya-dair-notlar.jpeg" width="250"><br><p>Çoğu gülme kuramı, gülmeyi bir şeye verilen tepki olarak görür ve tepki verilen o komik, grotesk, saçma şeye odaklanır. Anca Parvulescu ise gülmeyi başka tutkuların emaresi olarak görmüyor, onu kendi başına bir tutku olarak ele alıyor. Dolayısıyla bizi neyin güldürdüğünü, gülmenin nedenini veya kökenini sorgulamak yerine bizzat gülme mefhumuna odaklanıyor.</p>

<p>Gülme meselesini, insan yüzü meselesinden ayırmak mümkün değildir. Eğer insan, gülen hayvansa, bu, yüzü olan bir hayvan oluşuyla ilintilidir. Gülerken gürültülü ve buruşuk bir hale giren çehre, yavaş yavaş düzelip, sakin, sessiz bir gülümseyiş biçimine kavuşur; bu gülümseyiş, bir dizi toplumsal duygunun belirtisi olarak tahayyül edilir.</p>

<p>Elinizdeki çalışma, görgü kuralı kitaplarının, felsefi tezlerle, edebi metinlerle ve görsel kültürle diyalog içinde hareket ederek, gülümseyen çehrenin normatif estetiğinin üretilme sürecinin izini sürüyor. Edepsizlik sayılan abartılı, tutkulu, denetimsiz gülmenin baskıcı ciddiyet karşısındaki isyankâr durumunu inceliyor. Kitabın ana savlarından biri, gülümseme ile gülmenin bir süreklilik arz etmediğidir. Gülemediğimizde çoğunlukla gülümseriz; gülümseme, nadiren hakiki bir gülmeye dönüşür.</p>

<p>Parvulescu’nun bu çalışması, gülmenin sınırlı ve kırılgan bir arşivini gün yüzüne çıkarıyor. Bizi bu arşivde zaman geçirmeye davet ediyor. Her ne kadar bu çalışma, “gülmenin uygarlaşmasını”, önermelerinden biri olarak kabul etse de, öncelikle yirminci yüzyılın kahkahacılarıyla ve gülme dostlarıyla ilgileniyor. Bu amaçla, yirminci yüzyıl Batı dünyasını ve bunun siyasi, bilimsel, felsefi, estetik serüvenlerini gözden geçirmeye çalışan yeni bir uğraşa katılıyor. Sorduğu temel soru şudur: Yirminci yüzyıl nasıl gülmüştür?</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/gulme-bir-tutkuya-dair-notlar/781/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Nobel edebiyat ödülü bu yıl Kazuo Ishiguro'ya verildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/nobel-edebiyat-odulu-bu-yil-kazuo-ishiguroya-verildi.jpeg" width="250"><br><p>2017 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan isim belli oldu. Heyecanla beklenen 2017 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan isim Kazuo Ishiguro oldu. </p>


<p>Nobel Edebiyat Ödülü’nü geçen sene Bob Dylan kazanmıştı. İsveç Nobel Akademisi, Amerikan müzik geleneğinde ‘yeni şiirsel ifadeler yarattığı’ için Bob Dylan’ın Nobel Ödülü’ne layık görüldüğünü açıklamıştı.</p>

<p>Hafta başından itibaren Nobel Tıp Ödülü, Nobel Fizik Ödülü, Nobel Kimya Ödülü'nün sahiplerini ve bugün de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazananı açıklandı. 6 Ekim Cuma günü Nobel Barış Ödülü’nü kazanan isim açıklanacak.</p>

<p><strong>Kazuo Ishiguro kimdir? </strong></p>

<p>8 Kasım 1954 doğumlu Japon asıllı İngiliz romancı. Nagazaki kentinde doğan İşiguro 1960 yılında ailesiyle birlikte İngiltere'ye göçtü. University of Kent'i bitirdikten sonra (1978) University of East Anglia'da yaratıcı yazarlık yüksek lisansı yaptı. 1982 yılında İngiliz yurttaşlığına geçti.</p>

<p>2005 yılında yazdığı Beni Asla Bırakma (Never Let Me Go) romanı 2010 yılında yönetmen Mark Romanek tarafından aynı adla sinemaya aktarılmıştır.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/nobel-edebiyat-odulu-bu-yil-kazuo-ishiguro-ya-verildi/780/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Medya Arkeolojisi Nedir?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/medya-arkeolojisi-nedir.jpeg" width="250"><br><p>Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafından Medya ve İletişim kategorisinde yayımlanan adlı kitap raflardaki yerini aldı. Southampton Üniversitesi Winchester Sanat Okulu’nda profesör olan Jussi Parikka’nın kaleme aldığı kitap, Ebru Kılıç tarafından Türkçeye çevrildi.</p>

<p>Jussi Parikka konuya dair en güncel ve kapsamlı çalışma olan ’de yaşamımızı idame ettirirken kullandığımız ifadelerin ya da medya aracılığıyla yaşanan pratiklerin varoluş koşullarını araştırıyor. Bu temel sorunun peşine düşen Parikka, medya arkeolojisinin gündelik hayata kök salmış olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Parikka medya arkeolojisinin, geçmişteki yeni medyaya ilişkin iç görülerle yeni medya kültürlerini araştırmanın bir yolu olarak ortaya çıktığını gösteriyor. Bunu yaparken Steampunk kültüründen Kendin Yap ruhuna, geleneksel olarak öne çıkan iki teorisyen Michel Foucault ve Friedrich A. Kittler’den ayrıksı Walter Benjamin’e, sosyal medyadan hayali medyaya kadar geniş bir alanı kazıyor.</p>

<p>Parikka medya arkeolojisinin tarihini anlatmanın yanı sıra kendi teorik yaklaşımını da ortaya koyuyor. İletişim medyasının iletişim dışı olanın, yani parazit ve gürültünün bakış açısından nasıl göründüğü sorusunun peşine düşüyor. Ağ toplumu ve dijital kültür arkeolojilerinde dışarıda bırakılanları, anomali olarak değerlendirilenleri konu alan bir medya arkeolojisi kazısı için, iletişimin yumuşak karnına bakmak gerektiğini anlatıyor. Böylece bizi spam’in, gürültü, parazit ve bağlantı kopukluğunun haritasını çıkarma faaliyetine katıyor.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/medya-arkeolojisi-nedir/779/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Cinsel Sözleşme kitabı raflardaki yerini aldı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/cinsel-sozlesme-kitabi-raflardaki-yerini-aldi.jpeg" width="250"><br><p>Toplumsal sözleşme bir özgürlük hikâyesi iken, cinsellik sözleşmesinin bir tabiyet hikâyesi olduğunu vurgulayan Pateman, sözleşme teorisinde evrensel özgürlüğün daima bir hipotez, bir hikâye, siyasi bir kurgu olduğunu hatırlatıyor.</p>

<p>Evlilik, kölelik, iş gibi çeşitli alanlardaki sözleşme türlerini eleştirel bir yaklaşımla inceleyen  eşitlik ilkesine dayalı bir sözleşme arayışındaki feminist yaklaşıma da, toplumsal sözleşmeyi sivil özgürlüğün başlangıcı olarak sunan anaakım siyaset bilimine ve her iki kanattan ideolojilere de kör noktalarını gösteren çığır açmış bir metin.</p>

<p>, siyaset bilimi ve felsefesi, kadın çalışmaları, sosyoloji ve hukuk alanlarından akademisyenlerin ve öğrencilerin temel başvuru kaynaklarından biri.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/cinsel-sozlesme-kitabi-raflardaki-yerini-aldi/778/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Pekin'de bir Sonbahar...</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/pekinde-bir-sonbahar---.jpeg" width="250"><br><p>“Bu kitap ne sonbahar ne de Çin’le ilgili elbette. Dolayısıyla zaman ve mekân benzerlikleri birer tesadüften ibarettir.”</p>

<p>Absürdün, şenliğin, oyunbazlığınve varoluşçuluğun imkânlarını zorlayarak edebiyat laboratuvarında çılgın deneyler yapan Boris Vian, Pekin’de Sonbahar romanı hakkında okuruna gereken uyarıyı arka kapağa düştüğü bu notla yapar.</p>

<p>Pekin’de Sonbahar, okuru tüm canlılığıyla “yaşayan” Paris’ten uçsuz bucaksız bir yokyere, Egzopotamya çölüne doğru bir yolculuğa sürükleyen ve çölde başlamış anlamsız bir demiryolu inşa projesinin ortasına birçok başkarakterle birlikte bırakıveren kurgusuyla, her seferinde daha da şiddetlenerek yeniden patlayan coşkulu bir kahkaha gibi edebiyat alanında beliriverdiğinde, edebiyat çevreleri ve eleştirmenler bunun sürekli oluşum halinde bir yapıt olduğunun farkına varamamışlardı.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/pekin-de-bir-sonbahar/776/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Serkan Üstüner'in kaleminden Hükmen Mağluplar</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/serkan-ustunerin-kaleminden-hukmen-magluplar.jpeg" width="250"><br>Bu senin hikayen aslında.<br />
Sürekli ertelenen ya da bir şekilde sonu mağlubiyetle biten hayallerin, senin hayata düşen gerçekliğin.<br />
Bu gerçekliği daha tatmadan önceki vakitleri özlediysen, hayallerini mahallede çayırlara ve bulutlara söylediğin anlara gitmek istiyorsan bu kitaptaki tüm kahramanlar sensin.<br />
Şöyle düşün: Hükmen mağlup olsan da galibiyetin kibri seni kuşatmadığı için asıl galip sensin!<br />
Bülent aşkı bulmuş, üniversite sınavını kazanmıştır ama yolu bambaşka yerlere düşecektir… Cemal, Marlon Brando posterinin asılı olduğu köy evinden çıkıp oyunculuk hayallerine kavuşur ama hayat henüz son sözünü söylememiştir? Beklediği transferi yakalayan Maradona Emin, gerçekten de kendine çizdiği bu yolda yürüyebilecek midir? Bir Amerikan şirketinde çalışırken işin iç yüzünü öğrenen Murat nasıl akşam haberlerinin konusu haline gelecektir? Şirret Fatma’nın kızı Türkan’ın Sami ile aşkına kader de olur diyecek midir? Elleri nasırlı, güzel yüzlü tesisatçı Remziye evinin direğini bulur ama…<br />
Hayaller, hayatlar…<br />
Hayat gibi, sağ gösterip sol vuran hikâyeler!]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/serkan-ustuner-in-kaleminden-hukmen-magluplar/775/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Paul Auster’dan bir aile destanı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/paul-austerdan-bir-aile-destani.jpeg" width="250"><br><p>Sadece bir ailenin ve bir kişinin yaşamıyla sınırlı kalmayan roman, Soğuk Savaş, Rosenberg’lerin idamı, Kennedy ve Martin Luther King suikastları, Vietnam Savaşı, My Lai katliamı, 1968 üniversite olayları gibi konuları da ayrıntılarıyla işleyerek 20. yüzyılın ikinci yarısına panoramik bir bakış sunuyor ve bu deneyimleri bitmek istemeyen, akıcı, keyifli cümlelerle aktarıyor.</p>

<p>Auster kitabını yorumlarken, “Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki?” diyor ve, “Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim,” diye tamamlıyor sözünü.</p>

<p> </p>

<p><strong>Paul Auster’ın Can Yayınları’ndaki diğer kitapları:</strong></p>

<p>, 1991</p>

<p>, 1991</p>

<p>, 1992</p>

<p>, 1993</p>

<p>, 1994</p>

<p>, 1994</p>

<p>, 1995</p>

<p>, 1998</p>

<p>, 1999</p>

<p>, 1999</p>

<p>, 2000</p>

<p>, 2002</p>

<p>, 2004</p>

<p>, 2004</p>

<p>, 2004</p>

<p>, 2004</p>

<p>, 2007</p>

<p>, 2007</p>

<p>, 2008</p>

<p>, 2008</p>

<p>, 2009</p>

<p>, 2010</p>

<p>, 2011</p>

<p>, 2012</p>

<p>(J.M. Coetzee ile birlikte)2013</p>

<p>, 2014</p>

<p>(editör), 2015</p>

<p> </p>

<p><strong>PAUL AUSTER</strong>, 1947 yılında ABD’nin New Jersey eyaletinde, Newark’ta doğdu. Daha 12 yaşındayken, önemli bir çevirmen olan eniştesinin kitaplarını okuyarak edebiyata büyük bir ilgi duymaya başladı. Columbia Üniversitesi’nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okuduktan sonra dört yıl kadar Fransa’da yaşadı, Fransız yazarlardan çeviriler yaptı. XX. yüzyıl Fransız şiiri üstüne önemli bir antoloji hazırladı. İlk kez 1987’de adlı yapıtıyla büyük ilgi gördü. Daha sonra  </p>

<p>, ve adlı romanları, adlı anı-romanı,  adlı öykü kitabı birbirini izledi. Auster, eşi yazar Siri Hustvedt ve iki çocuğuyla birlikte New York, Brooklyn’de oturuyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>4 3 2 1</strong></p>

<p>Yazar: Paul Auster</p>

<p>Çeviri: Seçkin Selvi</p>

<p>Tür: Roman</p>

<p>Sayfa sayısı: 1128</p>

<p>Fiyatı: 45 TL</p>

<p>Yayın tarihi: 10 Ekim 2017</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/paul-auster-dan-bir-aile-destani/774/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kostantiniye 1453 Fetih/Düşüş kitabı çıktı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/kostantiniye-1453-fetihdusus-kitabi-cikti.jpeg" width="250"><br><p>Michael Angold tarafından kaleme alınan “Kostantiniye 1453 Fetih/Düşüş”<strong> </strong>Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.</p>

<p>Konstantinopolis’in veya İslam uygarlığı genelinde kullanılan ismiyle Kostantiniye’nin 1453’te Osmanlı sultanı II. Mehmed tarafından fethedilmesi tarihte önemli bir dönüm noktası, bir kırılma anıdır. Geç ortaçağ dünyasında bir taraf için “fetih”, diğer taraf için ise “düşüş” olarak algılanan bu belirleyici hadise, hem kişisel hem de kolektif süreçlerde radikal değişimlere zemin hazırlar. Genç sultan II. Mehmed, tarihe “Fatih” unvanıyla geçip, iktidarının tüm dengelerini değiştirmesini sağlayacak bir güç elde ederken, bin yıllık Bizans İmparatorluğu, son imparatoru ile beraber yok olmuştur.</p>

<p>Günümüzün en önde gelen Bizans tarihçilerinden Michael Angold, söz konusu radikal değişimlerin aslında fetihten önceye de uzanan izlerini sürerken, Bizans İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla doğan boşluğun çeşitli aktörler tarafından nasıl doldurulduğunu irdeliyor.<br />
Bizans’ın klasik antikçağ koruyuculuğu Batı’ya geçerken, emperyal kaderi Osmanlıların devraldığını anlatan Angold, Bizans’ın siyasal ideolojisini yeniden biçimlendirmenin de Ruslara kaldığını vurguluyor.</p>

<p>Angold, Kostantiniye 1453 Fetih/Düşüş’te, bu olayın tarihsel öneminin, yeni gerçeklere uygun kimliklerin ve ideolojilerin yaratılması gibi karmaşık bir sürecin ana referans noktası olmasından kaynaklandığını, Yunan, Batı, Rus ve Osmanlı metinlerine yansımış algıları da çözümleyerek gösteriyor.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/kostantiniye-1453-fetih-dusus-kitabi-cikti/773/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türk edebiyatı Frankfurt Kitap Fuarı'nda tanıtılacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/turk-edebiyati-frankfurt-kitap-fuarinda-tanitilacak.jpeg" width="250"><br><p>Frankfurt  Kitap Fuarı'nın Türkiye ulusal standı yarın saat 12.00'de Bakanlık Müsteşarı  Arısoy tarafından açılacak. 296 metrekare üzerinde kurulu "Türkiye Ulusal  Standı" ve "Çocuk Yayınları Standı" olarak iki bölümden oluşan stant, edebiyat söyleşileri, sergiler ve Türkiye yayıncıları ile dünya ülkeleri yayıncılarının  telif görüşmelerine de ev sahipliği yapacak</p>

<p>"Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu Üzerinden Osmanlı-Almanya  İlişkileri" isimli kitabın Frankfurt Kitap Fuarı'nda ilk kez okurlarla buluşacağı  bilgisi verilen açıklamada, ayrıca yazar Sahrap Soysal'ın Gourmet Galler'de  konuklar önünde Türk mutfağından örnekler sunacağı bildirildi.</p>

<p><strong>296 metrekarelik Türkiye standı</strong><br />
Bakanlık, bu yıl 69'uncusu düzenlenen Frankfurt Kitap Fuarı'na sergi,  panel, söyleşilerden oluşan zengin bir kültürel programla katılacak.</p>

<p>Bakanlık koordinatörlüğünde, Uluslararası Kitap Fuarları Türkiye  Ulusal Organizasyon Komitesi iş birliğiyle hazırlanan programa göre, Türkiye'nin  296 metrekarelik standı, "Türkiye Ulusal Standı" ve "Çocuk Yayınları Standı"  olarak iki ayrı bölümden oluşacak.</p>

<p>Türkiye ulusal standında Bakanlık prestij eserleri ve "Kültür ve  Turizm Bakanlığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını  Destekleme Projesi" (TEDA) kapsamında yayımlanan eserlerin yanı sıra Türk  yayıncılarının seçkin eserleri de sergilenecek. Türk standı ayrıca Türkiye  yayıncıları ile dünya ülkeleri yayıncılarının telif görüşmelerine de ev sahipliği  yapacak.</p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nda yer alan Türkiye standında, Türkiye Yazma  Eserler Kurumu Başkanlığı, Türk Dil Kurumu, Türkiye Diyanet Vakfı ve Yunus Emre  Enstitüsü gibi kamu kurum ve kuruluşların eserleri de okuyucularla buluşacak. Standın çocuk yayınları bölümünde ise Türkiye'deki yayıncılar eserlerini sergileyerek, telif görüşmeleri gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>İki ayrı sergi ve edebiyat söyleşileri</strong><br />
Türkiye ulusal standı fuar boyunca, iki ayrı serginin de mekanı  olacak. Fuar alanındaki ulusal stantta Prof. Dr. Melek Özyetgin küratörlüğünde  "Yıldız Sarayı Fotoğraf Albümlerinin İzinden 19. Yüzyıl Osmanlı-Almanya  İlişkileri Fotoğraf Sergisi" ile Prof. Dr. Fikret Sarıcaoğlu küratörlüğündeki  "İbrahim Müteferrika ve Bastığı Eserler" adlı sergiler ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Ayrıca Türkiye ulusal standında, Almanya'da yaşayan ve Türkçe eser  veren edebiyatçılardan Yücel Feyzioğlu, Hasan Kayıhan ve Orhan Aras'ın konuşmacı  olarak yer alacağı bir oturum düzenlenerek, "Avrupa'daki Türk Edebiyatı"  tartışılacak. Ulusal standın bir diğer edebiyat etkinliği ise yazar Selahattin  Yusuf'un gerçekleştireceği "Türk Romanı ve Felsefe" başlıklı söyleşi olacak.</p>

<p>  </p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/turk-edebiyati-frankfurt-kitap-fuari-nda-tanitilacak/772/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Cehennemi bir tutku olarak kumar</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/cehennemi-bir-tutku-olarak-kumar.jpeg" width="250"><br><p>En tehlikeli duyguların başında gelir kumarbazın tutkusu. Tatlı ve cehennemî bir heyecan, hayatın ölçü ve kural koyan tüm küçük hesaplarını kısa yoldan yıkmak ister. Kumarbaz bir kez talihini denemekle ne çok şey elde edeceğini düşünür. Kaybedeceği aklının ucundan geçmez. Böylelikle hiç bitmeyen bir oyun çemberinin içinde sayılar ve renkler arasında kaybolur.</p>

<p>Hikâye, dünyanın farklı yerlerinden bir araya gelen bir Alman kasabasında geçer. Rulet masasında kazandıkça daha çok kazanmak isteyen yaşlı, huysuz bir kadın… Ona eşlik eden Aleksey İvanoviç… Bir süre sonra genç adamın kumarda para kazanma hayaliyle sevgilisine yardım etme isteği… Hayal kırıklığına uğramış bir general ve diğer karakterler…</p>

<p>Herkes zengin olmak ister. Bir yandan miras ve borç işleri çözümsüz ortada beklerken diğer yandan insan davranışlarındaki zayıflık ve ahlâki çöküşler birbirini takip eder. Ve Dostoyevski'nin tüm yapıtlarında görülen iyilik ve kötülük arasındaki ince çizgiler yavaş yavaş belirir.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/cehennemi-bir-tutku-olarak-kumar/771/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Hayvanlara hiç böyle bakmadınız!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/hayvanlara-hic-boyle-bakmadiniz.jpeg" width="250"><br><p>2017 yılının başında hayatını kaybeden yazar, şair, sanat eleştirmeni ve ressam John Berger'ın insan, hayvan ve doğa ilişkilerini irdelediği  kitabı Delidolu Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Cevat Çapan tarafından Türkçeleştirilen , Berger’ın insan, hayvan ve doğa ilişkileri üzerine kaleme aldığı farklı makalelerden oluşuyor.</p>

<p>Hayvanat bahçeleri neden var? Modern kapitalist toplumlarda insanlarla hayvanlar arasındaki ilişki nasıl kayboldu? Eski çağlarda hayvanlara baktığımızda ne görüyorduk, şimdi ne görüyoruz?</p>

<p>Bunlar gibi, hem şaşırtıcı hem de eleştirel, sorularla okurlarını düşündürmeyi hedefleyen Berger, kendine has, mesafesiz üslubuyla, göz ardı etmeyi reddedip bizleri alışılmış olanı sorgulamaya, derinlikli düşünmeye davet ediyor.<br />
<br />
Delidolu Yayınları etiketiyle okurlara ulaşan insanların hayvanlara bakışının zaman içerisinde nasıl değiştiğini gözler önüne sererek okurlarını düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/hayvanlara-hic-boyle-bakmadiniz/770/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Franz Kafka'nın ofis yazışmaları yayınlandı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/franz-kafkanin-ofis-yazismalari-yayinlandi.jpeg" width="250"><br><p>"Ofis Yazıları", Kafka’nın üst düzey bir bürokrat olarak yaptığı iş yazışmalarının en ilginçlerini bir araya getiriyor. Bu yazışmalar Kafka’nın, genel kanının aksine, ofiste sıkıcı evrak işleri arasında kaybolmuş, gündelik hayatına yabancılaştığı için hayal dünyasına sığınan önemsiz bir memur olmadığını, hünerli bir avukat, zeki bir dava takipçisi ve döneminin sosyal, ekonomik ve politik meseleleri konusunda yenilikçi düşünceleri olan bir fikir adamı olduğunu gözler önüne seriyor.</p>

<p>Kafka’nın ofis yazılarıyla eserleri arasındaki paralellikleri inceleyen kitap, yazarın birbiriyle bağdaşmadığı varsayılan iki kimliğinin aslında birbirini besleyen, birbirinden ayrı düşünülemeyecek kimlikler olduğunu, geceleri kaleme aldığı romanlarının gündüz yaptığı ofis yazışmalarından esinlendiğini öne sürüyor.</p>

<p><strong>Kafka'nın "Ofis Yazıları" ilk kez Türkçede!</strong><br />
Dünyanın en önemli iki Kafka uzmanı ve Amerika’nın önde gelen insan hakları avukatlarından biri tarafından hazırlanan çalışma, Kafka’nın dünyasını daha iyi anlayabilmemizi sağlayan çok farklı bir bakış açısı sunuyor. Yazışmalar ilk kez Türkçe yayınlandı.</p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/franz-kafka-nin-ofis-yazismalari-yayinlandi/769/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2017 NDS Liseliler Edebiyat Ödülü, Ömür İklim Demir’e verildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://samsunmerkezhaber.com/images/haberler/2017-nds-liseliler-edebiyat-odulu-omur-iklim-demire-verildi.jpeg" width="250"><br><p>Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi Türkiye'nin yabancı dilde eğitim veren en tanınmış kurumlarından biridir. Lise, 2008 yılında Mezunlar Derneği aracılığıyla NDS Edebiyat Ödülü’nü oluşturmuştur. Ödül sırasıyla bir yıl bir Türk yazarın Türkçe yazılmış eserine, ertesi yıl ise Frankofon bir yazarın Fransızca yazılmış ve Türkçeye çevrilmiş eserine verilmektedir. Jüri, hepsi Notre-Dame de Sion mezunu olan yazar, gazeteci ve akademisyenlerden oluşmaktadır.</p>

<p>Bu deneyiminden yararlanan lise, 2013'te ise, Fransa'daki Liseliler Goncourt Ödülü benzeri bir NDS Liseliler Edebiyat Ödülü düzenlemeye karar vermiştir. <strong>NDS Liseliler Edebiyat Ödülü, Türkiye'de bu tarzda oluşturulmuş ilk ve tek ödüldür. </strong></p>

<p>Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi, bu ödül ile edebiyata ve yazarlara olan bağlılığını vurgulamayı, gençlere okuma ve kitap tutkusunu etkin bir şekilde aşılamayı amaçlamaktadır. Ödül alacak eseri belirlemek amacıyla her yıl Eylül ayında lisenin öğrencilerinden oluşan bir jüri kuruluyor. Sene boyunca jüri aday kitapları okuyup değerlendiriyor ve ödül alacak olan kitabı seçiyor.</p>

<p>NDS Liseliler Edebiyat Ödül Töreni, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesinin Gösteri Salonu’nda düzenleniyor.</p>

<p><strong>Bu sene, dördüncü NDS Liseliler Edebiyat Ödülü'nü </strong>«Muhtelif Evhamlar Kitabı»<strong>adlı öykü kitabıyla kazandı. </strong><strong>Kitap </strong><strong>Yapı Kredi Yayınları’ndan basılmıştır. </strong></p>

<p>Jüri seçimini şöyle açıklıyor: “.”</p>

<p>«Muhtelif Evhamlar Kitabı»</p>

<p>Ömür İklim Demir'in öykülerinde, günlük yaşamın ve zorunlu ya da gönüllü temasların var oluşu lime lime eden “kurumsallığı” içinde huzursuzca çırpınan, muhtelif kuruntularla yontulan ve kalbini yalnızlıkla terbiye eden insanlar var; şu ya da bu mekânda, bugün ya da dün, öyle ya da böyle, birbirini ıskalayan insanlar: Çekirdek ailelerin yemek masalarındaki çatal-bıçak sessizliğinden aşktan başka her şeye dokunan kadın erkek ilişiklerine, toplumsal-kişisel trajedilerin hayatı “o âna” kilitleyen çaresizliğinden karanlık ofislerin ruhları uyuştura uyuştura eskiten “dokuz-altı” mecburiyetine...</p>

<p><strong></strong><strong> kimdir?</strong></p>

<p>Ömür İklim Demir, 1980'de Adana’da doğdu. Tarsus’ta büyüdü. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Yedi yıl ceza avukatı, üç yıl da reklam yazarı olarak çalıştı. Öğrencilik yıllarında çeşitli fanzinlerde ve teknoloji dergilerinde yazarlık yaptı. İlk öyküsü 2010'da Varlık’ta, ilk kitabı  2015’te YKY’de yayımlandı. Bu kitabıyla, 2016 yılında hem Haldun Taner Öykü Ödülü'ne, hem de Ankara Üniversitesi Öykü Ödülü'ne layık görüldü. 2015'te yazdığı bir öyküsüyle de Giovanni Scognamillo adına verilen GİO Ödülleri'nde "Yılın En İyi Öyküsü" ödülünü aldı. Şimdilik var olmakla meşgul.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ödülün tarihçesi:</strong></p>

<p><br />
Birinci NDS Liseliler Edebiyat Ödülü’nü <strong>Amélie Nothomb,« Yağmuru Seven Çocuk »</strong> başlığıyla çevrilip Doğan Kitap tarafından yayınlanan kitabıyla kazandı. Kitap Bahadırhan Bozkurt tarafından Türkçeye çevrilmiştir.</p>

<h3>İkinci NDS Liseliler Edebiyat Ödülü’nü yazar Filiz Özdem « Rüya Bekleyen Adam » adlı romanıyla kazandı. Kitap Yapı Kredi Yayınları’ndan basılmıştır.</h3>

<h3>Üçüncü NDS Liseliler Edebiyat Ödülü'nü kazanan Romain Puértolas'ın adlı romanını Ebru ErbaşTürkçeye çevirmiştir. Kitap Can Yayınlarından basılmıştır.</h3>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://samsunmerkezhaber.com/2017-nds-liseliler-edebiyat-odulu-omur-iklim-demir-e-verildi/768/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:49:47 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>